Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) Nedir?
Bir bitki veya hayvan türünün genlerinde değişiklik yapılmasıyla ortaya çıkan organizmaya "Genetiği Değiştirilmiş Organizma" (GDO) deniyor. Bu değişiklik laboratuvar ortamında, bir bitki türünün tohumlarına veya bir hayvanın üreme hücrelerine yapılıyor. Aslında böyle değişimler doğada kendiliğinden de oluşabiliyor. Bir virüs veya bakteri aracılığıyla bir türün DNA'sından bir bölüm başka bir türün hücre içine geçip, çekirdeğe yerleşebiliyor. Daha sonra bu değişim yeni kuşaklara da aktarılıyor.
Tarım alanında, üretilen türlerin özelliklerinin değiştirilmesi için eskiden beri bazı yöntemler kullanılıyor. Seçici üretim veya aşılama yöntemiyle, doğada bulunan türlerin istenilen özellikleri geliştiriliyor, istenmeyen özellikler köreltiliyor. Bu yöntemler için uzun zaman gerekiyor. Çok daha kısa zamanda sonuç alınan, direk hücreye müdahaleyle tür genetiğinin değiştirilmesi yöntemi ilk defa 1970'lı yıllarda araştırılmaya başlandı.
Yöntem:
Başka bir türden alınan DNA, ya bir mikro iğne yoluyla direk hücre içine enjekte ediliyor, ya da bazı bakteri veya virüslere DNA taşıtılıyor. Daha sonra hücre içine giren virüs veya bakteri, DNA'yı burada bırakıyor.
Tartışmalar:
Genetiği değiştirilmiş ilk ticari ürün, 1994'te ABD'de, 1996'da İngiltere'de piyasaya çıkan domates olmuştu. Ancak 1999 yılına kadar, GDO'lu gıdalara karşı toplumsal bir tepki oluşmadı. Yapılan anket ve denemelerde toplumun, bu ürenleri almaktan çekinmediği görülüyordu. 1999'da yayımlanan bir bilimsel makalede, laboratuvarda yapılan deneylerde GDO'lu domateslerin fareler üzerinde zehirli etkileri olduğu yazıldı. Bu olaydan sonra giderek artan bir kamuoyu tepkisi oluştu. Daha sonradan bu araştırmanın bilimsel olarak doğruluğu tartışılsa da tepkileri başlatmış oldu.
Şu an bitkilerden hayvanlara ve bakterilere kadar birçok canlı üzerinde genetik çalışmalar yapılıyor. Fotoğrafta görülen domuzlar, genetik olarak değiştirelerek karanlıkta parlamaları sağlanmış (Fotoğraf: Tayvan Üniversitesi). Ancak genetiği değiştirilmiş gıdalar hala kabul görmüş değil. Bugun ABD'de soya fasülyesi, mısır, pamuk, kanola gibi bitkilerin %50'den fazlasını GDO'lu ürünler oluştursa da Avrupa'da sıkı denetimler ve yasaklar uygulanıyor.
GDO'lu ürünleri savunanlar, bu ürünlerin dünyadaki açlığı giderebileceğini ve gıda kalitesini artıracağını iddia ediyor. Genetiği değiştirilmiş ürünler daha çabuk olgunlaşıyor, daha besleyici oluyor, birçok zararlı haşere veya hastalığa dirençli oluyor.
GDO'ya hayır diyenlerse dünya genelinde yeterli yiyecek olduğunu, asıl sorunun bu yiyeceklerin dağıtımında olduğunu düşünüyor. Ayrıca GDO'lu ürünlerin, daha önce alışılmamış bir yapıda oldukları için, bazı insanlarda allerjik reaksiyonlara neden olacağı düşünülüyor.
Başka bir kaygı ise oluşturulan süper-tohumların doğadaki yabani türlerle birleşerek, aşırı şekilde üreyip çevreye yayılabileceği yönünde. Bu da doğal hayatı olumsuz yönde etkileyebilir.
Ayrıca bakterilere ve haşerelere karşı dirençli ürünlerin, daha güçlü bakteri ve haşerelere neden olacağı, bu bakteri ve haşerelerin bilinen antibiyotik ve ilaçlara karşı direncinin artarak, hastalıkların önlenemez şekilde yayılacağı düşünülüyor.
Bir diğer sorun, GDO'lu ürünlerin piyasayı ele geçirerek, diğer türlerin üretimini baltalaması, tür çeşitliliğinin en aza inmesi şeklinde kendini gösterebilir. Böylece farklı lezzetteki türler yok olurken, daha tatsız sebze ve meyveler, yoğurtlar ve etler ortaya çıkabilir.
Yine de tüm bu kaygıların, gelişmekte olan ülkelerin önünü kesmek için abartıldığını düşünenler de yok değil. Çünkü besleyiciliği yüksek, bol miktarda üretilebilen GDO'lu ürünler en çok gelişmekte olan ülkelerin işine yarayacak.
Son olarak GDO'lu ürünlerin bir de yasal sorunlar getirdiğini belirtelim. Bazı GDO'lu ürün patentlerini elinde bulunduran firmalar patentlerini korumak için yargıya başvuruyor. GDO'lu ürün üreten Kanada'lı bir çiftçi, açılan patent davası sonucu ceza ödemeye mahkum edildi. Firmalar teknolojilerini korumak için, kendi ürünlerinden toplanan tohumların kısır olmasını sağlayacak yöntemler bile geliştiriyor. Böylece çiftçiler her yıl firmadan tohum almak zorunda kalıyor.




Söylemek istediğiniz birşey var mı?