Türkiye'nin Yeni Süper Otomobili: Onuk Sazan
Onuk Sazan; Türkiye'nin gelecek vaat eden yeni orta-motor konumlu spor araba prototipi. Hafif bir "paket" içinde çok yüksek oranda güç verebilicek şekilde tasarlanmış. Senelik 5 adet üretileceği belirtilen bu arkadan itişli arabanın prototipi 512 beygir güçlü ve 635 Nm torka sahip Corvette LS7 motoru ile üretilmiş. Arabaya Dr. Ekber Onuk; bir mühendislik öğrencisi olan ve 1996'da bir trafik kazasında vefat eden oğlunun takma adı olan, Kaan "Sazan" Onuk'un adını vermiş.
Dr. Ekber Onuk ve Anadol STC 16’nin tasarımcısı Eralp Noyan ile oluşturulan takımının tasarladığı süper aracın maksimum hızı ise 300 km/s (186 mil/saat) olarak belirtilmiş. Fakat, mühendisler Nissan'ın 3,5 litre Nissan VR38DETT V6 turbo-şarjlı 485 beygir güç üreten ve 588 Nm torka sahip motorunu ve buna bağlı altı vitesli XTRAC 6012 vites kutusunun da kullanılabileceğini açıklamışlar. Orta-motor konumlu yerleşim taslağı ile 45/55 ağırlık dağılımı sağlanmış ve karbon fiber şasisi(*) sayesinde, arabanın boş ağırlığı 1.000 kilogram civarında tutulmuş, fakat Dr. Onuk bu ağırlığın 920 kg'a kadar düşebileceğini belirtmiş.
ONUK S56 Eralp Noyan; ONUK Sazan ise Gökhan Akış tarafından çizilmiş.Onuk ve ekibinin ikinci otomobili olan S56, Sazan S’in neredeyse 6’da biri fiyata sahip olacak. Geliştirme aşaması süren iki kişilik üstü açık S56, 110 HP’lik bir Renault motoru kullanıyor. Tasarımında Porsche’nin 356 modelinden ilham alınmış
Dr. Onuk'un sahibi olduğu Onuk Taşıt Sanayii Ltd. şirketinin adı altında üretilecek Onuk Sazan 200,000 Avro'dan piyasaya sunulacağı açıklanmış.
*Şasi tasarım danışmanı: Dallara




başlangıç olarak süper bir prototip
ONUK S56 2010 yılında 20 adet üretilecek; daha sonra da hedef yılda 50 adet.
ONUK Sazan projesinde ise 2011 yılına iki adet Job One hazırlanması planlanıyor.
bağlantılardaki yorumla baktım da arabanın dizaynın begenilmediği ve 200binlik değerin fazla olduğu görüşü hakim. katılmamak elde değil.
lmktm
50 kuruş kar edeceğiz diye dışarıdan mal almak, bu uğurda fabrikalarımızı kapatmak bize hep pahalıya mal oldu. Neredeyse her ülkenin bir araba markası varken bizim hala gururla kullandığımız otomobilimiz yok. Fransız konsoloslar Citroen'e, İsveçliler Saab'a ve Volvo'ya, İngilizler Rover ve Bentley'e binerken, bizim büyükler hala Almanların Mercedes'ine biniyor. Eeee... ne de olsa onlar yenilince biz de yenik sayıldık...
Katılmamak elde değil. Bir Anadol üretimi için nasıl bir şavaşın hangi boyutlarda verildiğini anlamak için "başlangıçtan bitişine Anadolun Hikayesi" kitabını okumak bile yeterli. Özellikle Hyundai nin 1967 yılında otosandan 8 yıl sonra ve Otosan gibi ford parçalarının bir araya getiren küçük bir fabrika olarak kurulması ve şu anki başarısı çok ama çok düşündürücü..Bu trenleri bizlere kimler kaçırttı kimler fabrikalarımızı kapattırdı ve hala kapattırılıyor düşünmeli
Özür dileriz Anadol!! gazeteye düşen gerçekleri vurgulayan yazılar
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193179
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=193799
Jan ve Klod Nahum kardeşler, Ekber Onuk, Eralp Noyan, Necdet Oral, Zeki Diker, Kadri Niş ...bu isimlerin varoluşlarına ışık tutuyor
Türkiyemizde özgün otomobil tasarlamaya çalışanlar neden böyle çok ta kullanışlı olmayan spor otomobil yapma yarışına giriyorlar pek anlaşılır değil. Yerli girişimleri tamamen destekliyorum ama böyle genelde sonu gelmeyen girişimler yerine 4 kapılı ve kullanışlı bir otomobil serisi projelendirilse ne olur ki?
Anladığım kadarıyla bu araçlara motor teknolojisini vermek istemiyor yabancılar. Esas sorun da burada galiba. Spor araba yapınca veriyorlar. Tabi bu sorun olmuyor, nasılsa çok büyüyüp ülke çapında yaygınlaşma imkanı olmayacak. Böylece hem yurt içinde sonrasında da yurtdışında kendilerine rakip bir firma çıkmayacak. Özellikle bizde kim alabilir ki bu otomobili dar bir varlıklı kesim dışında.
Buna çözüm elektirikli motorlar. Bu yolla araştırma geliştirmesi çok pahalıya mal olan ve bu imkanı olmayan yerli girişimciler için üretimi çok kolay olan elektrikli motorları da yaparak tamamen yerli hem de temiz ve ekonomik elektrikli otomobiller ile piyasaya pekala girebilirler. Üstelik zaten eğilim o yöne doğru. Hem de geleceğe yatırım yapılmış olur. Bizler de hem ekonomik hem de alabileceğimiz bir etiket fiyatı olan yerli malı yurdum malı, bir otomobile biner kendi gücümüze güç katmış oluruz. Üretimi yapan firma da elbette kısa sürede dünya devleri arasında yerini alır.
zor değil.
http://www.isimbulamadim.com/ismi_ne_olsun_liste.aspx?kategori=5-turkiye...
Söylemek istediğiniz birşey var mı?